En Güzel Kız Çocuk (Bebek) İsimleri

0

En Güzel Kız Çocuk (Bebek) İsimleri

Yeni doğan veya doğacak olan kız çocuğunuza isim arıyorsanız doğru yerdesiniz.  Kız bebek isimleri adlı makalemiz sayenizde kız isimleri hakkında fikir sahibi olacaksınız. Yeni Kız çocuk isimleri ile bebeğinize güzel ve çağdaş bir isim koyabileceksiniz.

Ayriyeten kız çocuk isimleri ve anlamları sayesinde eksiksiz bilgiye kavuşacaksınız.

 

A

 

AÇELYA: Fundagillerden çok renkli çiçekler açan bitki

AHSEN: Çok güzel, olağanüstü güzel

AHU: Ceylan, karaca 2.Çok güzel,ince,zarif kadın.

AJDA: Filiz,sürgün. Çok genç.

AJLAN: Hızlı, çabuk, telaşlı

AKASYA: Güzel kokulu bir süs bitkisi

AKGÜN: Parlak gün, uğurlu gün, ışıklı gün

AKTAN: Ak renkli tan; Kutlu tan, uğurlu tan

ALÇİN: Kızıl renkli küçük bir kuş

ALEV: Yanan cisimlerin görüntüsünü tarif etmek için kullanılan bir kelime

ALGIN: Birine gönül vermiş, vurgun, tutkun

ANDAÇ: Anılar, hatıralar

ANIL: Başkaları tarafından sözün edilsin

ARMAĞAN: Hediye, ödül

ARZU: Herhangi bir şey için duyulan aşırı istek

ASENA: Dişi kurt, güzel kız

ASLI: Temelli, köklü. Bir şeyin benzeri.

ASU: Azgın, huysuz, isyan eden. Afacan.

ASUMAN: Gökyüzü

AYBEN: Ben ayım anlamında

AYBİKE: Ay gibi güzel kız

AYCAN: Ay gibi sevilen,aydınlık can.

AYÇA: Yay biçimindeki ay,Hilal.

AYDA: Dere kıyılarında yetişen bir bitki

AYDAN: Güzelliğini aydan almış,ay gibi parlak ve güzel

AYDENİZ: Hem ay, hem de deniz

AYGÜN: Hem ay, hem gün

AYLA: Bazı yıldızların ve ayın etrafındaki ışık çemberi

AYLİN: Ayla ile aynı anlamdadır

AYNUR: Ay ışığı

AYSEL: Ay gibi olan güzelliğiyle nam salmış olan

AYSU: Ay gibi parıltılı ve su gibi berrak.

AYSUN: Ay gibi ışıltılı ve güzel.

AYŞE: Rahat ve huzur içinde yaşayan

AYŞEGÜL: Güller içinde mutlu yaşayan.

AYŞEN: Neşeli,gülen,aydınlık.

AYTEN: Güzel bir tene sahip olan.

AZRA: Üstünde hiç yürünmemiş kum; Yeni yetme kız

 

B

 

BAHAR: Yazla kış arasında olan mevsim. Güzellik,gençlik çağı.

BALIN: Yar, sevgili

BANU: Prenses; Hanımefendi. Yeni evli gelin.

BAŞAK: Ekinlerin tanelerini taşıyan baş kısmı

BEGÜM: Hanım; Kadın hükümdar.

BELGİN: Kesin ve eksiksiz belirlenen

BELKIS: Efsaneye göre Hz. Süleyman zamanındaki Saba melikesinin adı.

BELMA: Uysal, sakin.

BENAN: Parmak uçları

BENAY: Ben ayım, ay gibiyim

BENGÜ: Ölümsüz, sonsuz

BERGÜZAR: Anılmak için verilen şey, andaç

BERİL: Zümrüt

BERRİN: En yüksek, en ulu anlamında

BERNA: Bağlı, bağlanmış; Genç, körpe, delikanlı

BERRA: Duru

BERRAN: Keskin, kesici

BETÜL: Erkeklerden çekinen namuslu kadın, Hz. Meryem ve Hz. Fatma’nın diğer isimleri

BEYZA: Çok beyaz, lekesiz

BİHTER: Daha iyi, en iyi

BİLGE: Çok bilgili ve bilgisini yararlı kullanan kişi

BİLLUR: Pek duru, pürüzsüz

BİNGÜL: Gülü bol; Gül bahçesi

BİNNAZ: Çok nazlı,cilveli,kaprisli.

BİNNUR: Çok ışıklı, ışığı gür

BİRİCİK: Bir tane, tek, emsalsiz

BİRGÜL: Tek ve güzel bir gül.

BİRSEN: Yalnız sen

BUKET: Çiçek demeti

BURCU: Güzel koku, ıtır

BURÇAK: Bir bitki

BURÇİN: Dişi geyik

 

C

 

CANAN: Gönülden sevilmiş, yar.

CANAY: Ay gibi temiz.

CANDAN: İçten, gönülden

CANDAŞ: Candan, değerli dost

CANSEL: Hayat veren su.

CANSU: Can suyu. Hayat veren su.

CEREN: Çok hızlı koşan, gözlerinin güzelliğiyle ünlü, ince bacaklı, zarif hayvan; ceylan

CEYDA: İnce-uzun boyunlu ve güzel

CEYLAN: Süzgün ve tatlı bakışlı. Yapısı ince ve uyumlu olan. Gözlerinin güzelliğiyle ünlü zarif, ince bacaklı.

 

Ç

 

ÇAĞLA: Badem, kayısı,erik gibi yemişlerin olgunlaşmamış hali

ÇAĞRI: Davet. Doğan kuşu. Mavi hareli göz.

ÇİÇEK: Bir bitkinin değişik renklerle bezenmiş kokulu bölümü

ÇİĞDEM: Akdeniz çevresinde yetişen çok renkli kır bitkisi

ÇİLER: Şarkılar söyleyen, şakıyan

 

D

 

DAMLA: Yağmur ya da bir sıvının çok küçük yuvarlak biçimli parçası

DEFNE: Yaprakları güzel kokulu, yaz-kış yeşil olan bir bitki

DEMET: Çiçek bağlamı, deste

DENİZ: Yeryüzünün çoğunu örten engin su

DERYA: Büyük deniz anlamında

DEVRİM: Yerleşik toplumsal düzenini , köklü, hızlı ve geniş kapsamlı olarak değiştirme.

DİCLE: Bir nehir adı. Ulu ırmak.

DİDEM: Gözüm gibi sevdiğim, sevgilim

DİLARA: Gönül alan, gönül okşayan.

DİLEK: İstek, rica,arzu.

DİLHAN: İçten ve yürekten konuşan

DİLŞAH: Gönül şahı,sevgili,sultan.

DOĞA: Yaradılış ve yapı özelliklerinin tümü; Tabiat

DOĞAY: Ayın yeni doğuş hali

DUYGU: Kişi, olay ve nesnelerin bireyin iç dünyasında uyandırdığı izlenim

DUYGUN: Duygulu,hassas,hisli kişi.

 

E

 

EBRU: 1.Keman kaş. 2.Bulut rengi. 3.Bir sanat dalı

ECE: Kraliçe. Güzel kız,kadın.

ECESU: Su gibi berrak ve güzel.

EDA: Naz, cilve. Davranış,tavır. Verme,ödeme. (Namaz için)kılma,yerine getirme. Üslup.

ELANAZ: Ela gözlü,nazlı güzel.

ELANUR: Ela gözleriyle nur saçan.

ELÇİN: Deste, tutam

ELİF: Kibar, narin yapılı, ince-uzun boylu kız.

ELVAN: Renkler,çeşitler.

EMEL: Arzu, özlem.

EMİNE: İnanılır,güvenilir.

ESEN: Sağlıklı, salim

ESER: Emek sonucu ortaya çıkan ürün, yapıt; Yok olmuş bir nesneden kalan parça

ESİN: Sabah rüzgarı

ESMA: İsimler,adlar. Çok yüksek olan.

ESNA: Yüksek, yüce. Bir işin yapıldığı an.

ESRA: En çabuk, çok çabuk

EVİN: Bir şeyin içindeki öz; Buğday tanesinin olgunlaşmış içi, özü

EZGİ: Melodi, şarkı, türkü

 

F

 

FATMA: Çocuğunu sütten kesen kadın.

FERAH: Aydınlık, iç açıcı

FERDA: Gelecek zaman, yarın; Kıyamet

FERHAN: Sevinçli, gönlü hoş

FERİDE: Eşi benzeri olmayan,tek. Çok değerli inci.

FEYZA: Bolluk, çokluk, bereket. Taşkın.

FİGEN: Yaralayan, kıran

FİLİZ: Tohumdan çıkan sürgün. İnce ve güzel vücutlu.

FİRDEVS: Cennetler. Cennet bahçeleri.

FİRUZE: Açık mavi renkte, değerli bir süs taşı

FULYA: Nergisgillerden güzel kokulu sarı bir çiçek

FUNDA: Çalı ormanı, çalılık; Püskül, tepelik

FÜSUN: Büyü

 

G

 

GAMZE: Gülerken bazı kişilerde yanaklarda beliren çukur

GAYE: Amaç, erek

GİZEM: Sır; Aklın erişemediği çözülemeyen şey

GONCA: Tam açılmamış çiçek

GÖKBEN: Ben gökyüzü anlamında

GÖKÇE: Gök mavisi, mavi gözlü güzel

GÖNÜL: İstek, arzu, sevgi.

GÖZDE: Çok sevilen, beğenilen nitelikte olan. Çok güzel.

GÜHER: Cevher

GÜL: Gülgillerin örneği olan bitki ve bunun çiçeğine verilen ad; Gülmek eyleminden gül

GÜLAY: Gül gibi güzel, ay gibi aydınlık olan.

GÜLBEN: Gül yüzlü,gül gibi beni olan.

GÜLBİN: Gül fidanı, gül yetişen yer.

GÜLCE: Gül gibi.

GÜLÇİN: Gül toplayan, gül seven.

GÜLİN: Güzel,zarif.

GÜLİZ: Gül yetiştiren

GÜLİZAR: Al yanaklı, gül yanaklı; Alaturka müzikte bir bileşik bir makam

GÜLNİHAL: Gül fidanı.

GÜLRİZ: Gül saçan

GÜLRU: Gül yüzlü, gül yanaklı

GÜLSÜN: Yaşam boyu yüzü gülsün anlamında

GÜLŞAH: Gül dalı; Güzelliğiyle ün salmış olan

 

H

 

HALE: Ayın çevresindeki ışık halkası.

HANDAN: Güleç, sevinçli,şen şakrak.

HANDE: Gülüş, gülme. Açılma. Eğlenme.

HAZAR: Barış

HELİN: Yuva

HÜLYA: İnsanın kurduğu tatlı düş, sevda

HÜMA: Efsanelerde geçen, yere konmayıp sürekli gökte kaldığına inanılan cennet kuşu

HÜMEYRA: Kızıllık, pembelik

 

I

 

ILGAZ: Atın dört nala koşması. Hücum,akın.

IRMAK: Akarsuların en büyüğü

IŞIK: Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji. Aydınlık,nur.

IŞIL: Pırıltı, parlaklık, ışık, aydınlık

 

İ

 

İDİL: Kır yaşamı içinde aşk konusunu işleyen kısa şiir; Volga ırmağına Türkler’in verdiği ad

İLKİM: İlk çocuğum anlamında

İLKNUR: İlk ışık

İNCİ: Süslemede kullanılan, istiridyede yetişmiş değerli madde

İPEK: İpekböceği kozasından elde edilen ince, parlak kumaş. Kibar, zarif.

İREM: Bahçeleriyle ünlü masal kenti

İZEL: El izi anlamında

İZİM: Önceden bulunduğum yerde bıraktığım belirti anlamında

 

J

 

JALE: Çiğ, kırağı. Sabahları otların üzerinde olan su damlaları

JÜLİDE: Dağınık, karmakarışık

 

K

 

KADER: Değişmez bir karar ile iyilik ya da kötülük hazırladığına inanılan olağan üstü güç

KADRİYE: Değerle ilgili / İtibar, onur

KARANFİL: Kokulu bir çiçek

KARDELEN: Baharda çok erken açan bir çiçek, çiğdem

KARMEN: Parlak kırmızı

KAYRA: Büyük birinden gelen iyilik – İhsan

KERİMAN: Cömert, ulu, büyük

KERİME: Cömert, ulu, büyük, kız çocuk

KEVSER: Cennette bir akarsuyun adı

KISMET: Talih, nasip, kader

KIVILCIM: Yanan bir maddeden sıçrayan ateş parçası

KIYMET: Değer, paha (baha), bedel

KİRAZ: Gülgillerden bir meyva ağacının sulu

KÜBRA: En büyük

 

L

 

LALE: Çan biçiminde bir çiçek

LAMİA: Parlayan, parlak.

LEYLA: Saçları gece gibi simsiyah olan kadın; Çok karanlık gecede görülen ışık.

 

M

 

MAHPERİ: Güzeller güzeli.

MANOLYA: Bir süs bitkisi

MELDA: İnce ve taze bedenli

MELEK: Tanrı katında bulunan ruhani varlıkların her biri

MELİKE: Kadın hükümdar, padişah eşi.

MELİS: Bal, bal arısı

MELİSA: Oğul otu

MELTEM: Yazın karadan denize doğru esen yel

MERVE: Mekke’de Safa dağının karşısındaki kırmızı renkli tepenin adı

MİNA: İnce ve parlak nakış; Madenler üzerine vurulan renkli cam tabakası

MÜGE: İnci çiçeği

MÜJDE: Sevindirici haber; İyi haber getirene verilen bağış

 

N

 

NAZ: İsteksiz gibi görünen, çekingen davranış

NAZAN: Cilve yapan,nazlanan,nazenin.

NAZLI: Naz yapan; İşveli, edalı

NECLA: Evlat, çocuk. Soylu.

NERGİS: Bir süs bitkisi

NERMİN: Yumuşak,narin,ince.

NESLİN: Soylu.

NESLİHAN: Han soyundan. Sevgi ile hükmeden.

NEVAL: Talih,kader,kısmet.

NEVRA: Beyaz çiçek. Işıklı olma, parlaklık.

NİHAL: İnce ve düzgün vücutlu sevgili. Fidan, taze sürgün.

NİHAN: Saklanmış, gizli olan; Sır

NİL: Çivit. Mısır’da bir nehir

NİLAY: Işıklı mavi,ışıklı lacivert.

NİLGÜN: Lacivert renkli, çivit renginde

NİLÜFER: Durgun sularda yetişen, değişik renkli ve uzun ömürlü su bitkisi

NUR: Aydınlık, parıltı, parlaklık

NURAN: Nurlu, ışıklı.

NURAY: Işık saçan.

NURCAN: Aydınlık insan.

 

O

 

OYA: Bir nesneye oyularak yapılan süs; Genellikle ipek veya ibrişim ile iğne, mekik, tığ kullanılarak yapılan ince dantel

OYLUM: Hacim, dirim; İçi oyulmuş, çukur duruma getirilmiş; resimde derinlik, üç boyutluk etkisi, mimarlıkta mekan karşılığı

 

Ö

 

ÖMÜR:

ÖZBEN: Bireyin kendi varlığı; gerçek ben anlamında

ÖZDE: Kişinin kendi içinde, özünde, canda olan

ÖZGE: Yabancı. İyi, güzel. Cana yakın, şakacı. Yürekli, gözü pek

ÖZLEM: Bir şeye karşı duyulan istek, bir kimseyi ya da bir şeyi görme, kavuşma isteği; Hasret

ÖZNUR:

 

P

 

PAPATYA: Baharda çiçek açan bir kır bitkisi

PELİN: Acı ve güzel kokulu bir bitki

PINAR: Büyük su kaynağıÖYKÜ: Hikaye, ayrıntılarıyla anlatılan olay

 

R

 

RABİA:

RAHŞAN: Parlayan, parlak, aydınlık,ışıltı.

RENGİN: Boyalı, renkli; Hoş, latif ve güzel

REYHAN: Yaprakları güzel kokan bir süs bitkisi, fesleğen

RUHŞEN: Neşeli, canlı.

RUKİYE:

 

S

 

SEDA: Ses; Doğa veya bir engele çarpıp geri dönen ses, yankı

SEDEF: Midye ve istiridye gibi deniz hayvanlarının kabuğunda bulunan pırıltılı, beyaz madde SEDEN: Uyanık, tetikte; Gözü açık olmak

SEHER: Tan ağartısı

SELDA: Bir söğüt cinsi

SELEN: Haber, müjde

SELİN: Gür akan su

SELMA: Barış içinde,huzur,erinç.

SELMİN: Barış ve sevgi duygusuyla dolu olan

SEMA: Gökyüzü; göç

SEMRA: Esmer kadın.

SERAP: Çorak yerlerde, çölde, sıcak ve ışığın etkisiyle, ileride, yakında ya da ufukta su veya yeşillik var gibi görünmesi olayı

SERAY: Ay gibi güzel

SERMA: Kış soğuğu

SERPİL: Gelişmek, büyümek

SERPİN: Yağmur

SERRA: Rahatlık, kolaylık

SERTAP: İnatçı anlamında

SEVAL: Severek al anlamında

SEVDA: Vurgunluk, tutkunluk, aşk; Heves, arzu, kuvvetli istek

SEVGİ: İnsanı bir şeye ya da bir kişiye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu

SEVİL: Her zaman sevilen biri ol

SEVİM: Sevmek eylemi; Bir kişi ya da bir şeyde bulunan o kişi ya da şeyi başkalarına sevdiren özellik

SEVİNÇ: İstenilen şeyin olmasıyla duyulan coşku

SEVTAP: Tapılacak kadar çok sevilen.

SEYLAN: Sel, akma, akış

SEZGİ: Sezmek eyleminden sezgi; Sezme yeteneği

SEZİN: Sezinleme işi, sezme. Duygulu, anlayışlı.

SİBEL: Henüz yere düşmemiş yağmur damlası

SİMGE: Anlamı olan harf, bitki gibi işaretler

SİNEM: Yüreğim, çok sevdiğim

SUMRU: Bir şeyin yüksek yeri, tepesi

SUNA: Boylu, poslu, yakışıklı. Yaban ördeği.

SUZAN: Yakan, yakıcı.

 

Ş

 

ŞAFAK: Gündoğumundan önceki aydınlık

ŞEBNEM: Çiğ, gece nemi, jale

ŞENAY: Mutlu geçen ay

ŞEVVAL:

ŞEYDA: Çılgın, deli divane

ŞİRİN: Cana yakın, sevimli

ŞULE: Alev, ateş alevi

ŞÜKRAN: İyilik bilme, minnettarlık

 

T

 

TANSU: Göğüsle ilgili

TAYYİBE: 1.İyi davranış. 2.Yatıştırıcı, hoşa giden söz

TİJEN: Taç, taçlar

TİLBE: Put – Güzel kadın

TUBA: 1.Cennette bulunduğun inanılan büyük ağaç. 2.Güzellik, iyilik. 3.Rahat

TUĞÇE: Küçük tuğ

TÜLAY: Ayın ince ışığı

TÜLİN: Ayın çevresinde görülen ışık halkası

TÜRKAN: 1.Kraliçe. 2.Güzel kız

 

Ü

 

ÜLKÜ: Amaç, ideal
ÜNZİLE:
Ümmü Gülsüm:

 

V

 

VİLDAN: Yeni doğmuş çocuklar

VECİBE:

 

Y

 

 

YASEMİN: Çeşitli renklerde kokulu çiçekleri olan bir bitki

YELİZ: Ferah yer, aydınlık, havadar

YEŞİM: Açık yeşil ve pembe renkli kolay işlenen değerli bir taş

YILDIZ: Gökyüzündeki ışıklı cisimlerin her biri.

YONCA: Çiçekleri kırmızı veya mor renkli çayır bitkilerinin genel adı

 

Z

 

ZEHRA: Çok beyaz, parlak yüzlü

ZELİHA: Züleyha, su perisi

ZERRİN: Altından yapılmış.

ZEYNEP: Süs, bebek.

ZUHAL: Satürn gezegeninin adı.

ZULAL: Hafif, güzel, soğuk su.

ZÜMRÜT: Cam parlaklığında, yeşil renkte, saydam bir süs taşı.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.