Işık Kirliliğinin Zararları

0

Işık Kirliliğinin Zararları

Tarih boyunca karanlıktan sürekli korkan insanoğlu, aydınlığa ulaşmak için elinden gelenin en iyisini yapmıştır. Ateşin bulunuşu ile aydınlığın ilk adımını atan insan, zaman içerisinde ihtiyaçlarını karşılamak adına daha ileri seviyelere yükselme çalışmıştır. Bu bağlamda elektriğin icadı ile ortaya çıkan ampul, aydınlığın ulaştığı en zirve nokta olarak gösterilmekte. Peki insanlar için olumlu olarak gösterilen bu teknolojinin ya da ışığın zararları var mı diye hiç düşündünüz mü? Bugün bu yazımız içersinde Işık Kirliliğinin Zararları hakkında bilgiler vermeye çalışacağız.

Işık Kirliliğinin Zararları

Hayvanların Aklını Karıştırır

Hayvanlar, insanlardan farklı olduklarını bizlere yön bulma konusunda da gösterirler. Günün herhangi bir vaktinde yönlerini güneş, ay, yıldız gibi doğal ışık kaynaklarından bulan hayvanlar, insanlar tarafından yakılan ampul, ışıklandırma ve benzeri yapay ışıklardan ötürü yönlerini bulma konusunda sıkıntı yaşarlar. Özellikle doğum zamanlarında yanlış istikamete giden Kaplumbağalar yatma ışıklardan türü her yıl binlerce yavrusunu ölmesine neden olmaktalar.

Kansere Neden Olabilir

Uzmanlar, yapay ışıklar üzerinde yaptığı çalışmalar doğrultusunda özellikle geceleri uzun bir süre yapay ışığa maruz kalan kişilerde kanser oluşumunun daha fazla olduğuna dikkat çekmekteler. İnsanların psikolojik yönden de etkilenmesine neden olan yapay ışıklar, insanların sahip olduğu biyolojik saatin tamamı ile bozulmasına neden olmakta.

Richard Stevens, gece vardiyasında çalışan kadınlar üzerinde yaptığı araştırmalarda özellikle yüksek ışığa maruz kalan kadınlarda meme kanseri oluşum riskinin daha fazla olduğunu gözlemlemiştir. Doğrudan Kanser hücrelerinin vücut içindeki yayılış güçlerini arttıran yapay ışıklar, sadece kadınlarda değil, erkeklerde de prostat kanseri oluşumunun tetiklenmesine neden olmakta.

Hava Kirliliği

Çevremizde bulunan büyükler kendi gençliklerinde gökyüzünde çok fazla yıldız bulunduğundan bahsederler di değil mi? Elektriğin keşfedilmesi ile beraber yatmak öncesinin giderek arttığını, artık ışık bulunmayan bir bölge neredeyse kalmadığını söyleyebiliriz. Çok fazla ışık, gökyüzünde gereksiz bir kirliliğin oluşmasına, çıplak gözle evrenin keşfine izin vermediğini söyleyebiliriz.  Aslında kendi gözlemleriniz ile evrende meydana gelen ışık kaynaklı sorunları da tespit edebilirsiniz.  Bunun içim bilim insanı olmak, bilimsel araştırma yapmaya gerek olmadığını belirtmek istiyoruz.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.